fbpx
trarendeitrues

Yepyeni Bir Yıl ve Mutasyon Gerçeği

Ne kadar zorlu bir yıldan geçersek geçelim, yeni yıl her zaman umut demektir. İşte bu yüzden 2021’e en çok barış, huzur ve en çok da sağlık dileyerek adım attık.

Mutasyon haberleri ise önce İngiltere’den, sonra dünyanın çeşitli ülkelerinden ve son olarak ülkemizde de duyulmaya başladı. Peki, virüsün mutasyona uğraması ne demek? Aşı çalışmaları tehlikede mi? Ve daha da önemlisi, bundan sonraki dönemde nelere daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor…

Virüs ve Mutasyon

Her bir hücrede, canlının genetik bilgisini barındıran ve yaşamsal olayları yöneten DNA ve RNA yapıları mevcuttur. 4 farklı nükleobazın çeşitli kombinasyonlarla sıralandığı, göz rengimizden geçireceğimiz belirli hastalık türlerine kadar tüm önemli bilgileri kapsayan bu yapılar yaşamımız boyunca dış etkenlere bağlı olarak çeşitli değişimlere uğrar. Bu değişimlere de mutasyon denir. Genetik yapının küçük parçalarında görülen bu değişim, üretilen proteinleri, enzimleri hatta söz konusu canlının fiziksel yapısını bile etkileyebiliyor.

Virüslerin de içinde genetik malzeme bulunmasından ötürü mutasyona uğraması söz konusu olabiliyor. Ve böylece karşımıza yeni türler çıkıyor. Benzer şekilde COVID-19 dış zarında, hücreye tutunmak kaydıyla vücutta enfeksiyon oluşmasına neden olan S proteini yapıların, bir mutasyon sonucu arttığı ve bu nedenle virüsün daha bulaşıcı hale gelmiş olduğu yapılan araştırmalar ile ilk olarak İngiltere’de karşımıza çıktı.

Aşılar mutasyondan etkilenecek mi?

Dünya olarak nefesimizi tutmuş aşı çalışmalarına odaklandığımız şu dönemde elbette en büyük soru, mutasyonun aşı çalışmalarını etkileyip etkilemeyeceği… ABD’de ilaç üreticileri tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, BioNTech-Pfizer ortaklığında geliştirilen COVID-19 aşısı, COVID-19’un mutasyona uğramış türlerine karşı da etkili. Halk Sağlığı uzmanları ya da Bilim Kurulu üyelerine benzer soru yöneltildiğinde ise, aşı seçme şansımız olmadığını, sağlık personellerimizden başlamak kaydıyla bir an önce aşılama sürecine geçilmesi gerektiği üzerine yorumlar yapılıyor.

Kendinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?

Evinizde, iş ortamınızda, okulda ve tüm yaşam alanlarınızda güvenlik önlemlerini almaya, maske takmaya ve sosyal mesafeyi korumaya devam ederek hem kendinizi hem de sevdiklerinizi koruyabilirsiniz. Ellerimizi yıkamak ve kıyafetlerimizi sık sık değiştirmek, alışveriş torbalarını dezenfekte etmek gibi önlemler de bu  dönemde hayat kurtarıyor.

Kesin ve güçlü bir korunma yöntemi için ise, temas ettiğiniz yüzeylere, ortam ve havaya içinde alkol veya zehirli gazlar barındırmayan bir dezenfektan uygulayarak virüs ve bakterileri yok etmek elinizde.

AR-DEZ SNIPER Alkol, Fenol, Formaldehit, Çamaşır suyu, Hidrojenperoksit, Gümüş İÇERMEZ. Bu nedenle sizi, çocuklarınızı, evinizde beslediğiniz hayvanları ve yaşam alanlarınızı zehirlemeden, zarar vermeden dezenfeksiyon SAĞLAR.

Tüm Yaşam Alanları AR-DEZ SNIPER ile Güvende

AR-DEZ SNIPER çocuklar, yaşlılar ve alerjisi, astımı veya bağışıklık sistemi yetersizliği olan kişilerde kullanım için idealdir. Peki, satın aldığınız dezenfektanların zararlı olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Sağlık Bakanlığı ve EPA gibi kurumlardaki kategorileri ve izinleri, bir ürünün ne kadar zehirli ya da tehlikeli olduğunu size anlatabilir.

T.C .Sağlık Bakanlığı Genel Halk Sağlığı Biyosidal (2013/81) ruhsatlı AR-DEZ SNIPER ruhsatında güvenlik önlem işaret ve kodları içermemekle birlikte, onaylı bakanlık etiketinde ‘’Zehirlenme belirtisi yoktur’’ ibaresi yer alan, ve muadili olmayan  TEK DEZENFEKTANDIR. Yani, sert kimyasallar gibi zehirli dumanlar yaymaz ve üretmez. EPA Seviye IV (göz,cilt,soluma,yutma temaslarındaen düşük toksisite kategorisinde yer alır (İzin verilen , kabul edilebilir en düşük seviyedir).

Pandemi döneminde sizi ve sevdiklerinizi korumak için ihtiyacınız olan;

Hijyen, maske, sosyal mesafe ve AR-DEZ SNIPER güvencesi. 
  





© 2020 AR-DEZ SNIPER | E2